İran İslam Devletini yıkmak için her türlü yolu deneyen batı, ambargoların, siyasi yaptırımların çok da etkili olmadığını tam tersine İran’ın bu tür yaptırımlarla kendi içinde daha çok birleştiğini, teknoloji ve askeri kabiliyet alanında daha da geliştiğini gördü. Şimdilerde düşünülen ise İran’ı ya askeri müdahale ile etkisiz hale getirmek ya da içeride karışıklık çıkartarak İslam rejimini zayıflatmak, daha sonra da çökertmek. Bu konularda strateji belirleyen Amerikan düşünce kuruluşlarının belki de en önemlisi; RAND Corporation bir rapor yayınladı ve İran’ın “insan hakları” ve “özgürlükler” adı altında içerideki karışıklıklar sayesinde etkisiz hale getirilebileceğini, söyledi.
Raporda geçen şu paragrafa dikkat:
“Son dönemde Amerika dengeli bir yaklaşım göstererek İran'daki insan hakları ihlalleriyle de ilgilenmeye başladı -Amerika’nın niyetlerinden şüphe duyan İranlıların algısını değiştirebilir- Amerikan hükümeti İran'da kurulacak özel bir BM insan hakları izleme denetçiliğine destek verdi. ABD ayrıca insan hakkı ihlalinde bulunduğu tespit edilen üst düzey İranlı yetkililere mali ve seyahat alanında kısıtlamalar getiren kararları uygulamaya koydu.
Ek olarak atılacak adımlar şimdi atılmalı. Beyaz Saray ve ABD dışişleri bakanlığını da içine alan uluslararası toplumun sesi İran'daki hak ihlallerini eleştirmek için daha yüksek çıkmalı. Bunları kınamak İran'ın içişlerine müdahale etmekle karıştırılmamalı. Birçok uluslararası anlaşmada imzası bulunan bir devlet olarak İran’ın, insan haklarına riayet etme zorunluluğu var. Bunu yapmadığı zaman ABD ve dünya toplumlarının sesini yükseltme sorumluluğu var. İran hükümeti bölgesel lider olarak görülmek istemesine rağmen, belki şaşırtıcı olarak, bu alanda çok alıngan.
ABD insan hakkı ihlallerinden sorumlu olan üst ve orta düzey İranlı yetkililere özellikle devrim muhafızlarına yaptırımlar uygulamalı. Bu tür yaptırımlar yabancı hükümet ve şirketlerin onlarla çalışmaları konusunda cesaret kırıcı olur.
Bu adımlar Yeşil Hareket'e iki şekilde yardım eder: İlki insan haklarının izlenmesi Tahran'ın ihlallerde ısrar etmesini zorlaştırır. İkincisi, rejimi Amerika'nın insan hakları konusuyla İran'ın nükleer programı için ilgilendiği algısından uyandırırdı.
İran halkı, Tunus ve Mısırlılar gibi hükümetlerine kendi kendilerine meydan okumaya muktedir.” (1)
Bu projenin ilk adımları geçtiğimiz senelerde atılmıştı. O zamanlarda İran’daki bu isyanlara destek olan ve açıkça İslam rejimini suçlayan, bazı sözde İslamcılar daha sonra Suriye’de başlayan ayaklanmaları da canhıraş bir şekilde desteklediler.
İslamsız bir İran devleti isteyen İran isyancıları gibi Suriye’de de laik ve batıcı yeni bir devlet isteyen muhalefet temsilcilerine şahit olduk. Suriye’de uzun süredir zulümle ayakta duran bir rejim olmasından dolayı halk, bu batı yanlısı, hain muhalif liderlerin vaatlerine kısmen de olsa kandı. Ancak, özellikle Türkiye’de bulunan ve İran İslam Devleti’ne karşı başlatılan ayaklanmaya da destek veren sözde İslamcıların Suriye’de farklı bir tavır almaları beklenemezdi.
Şu andaki mevcut Suriye rejimi gibi kukla muhaliflerin de istediği yeni Suriye, Allah’ın istediği Suriye değil.
Suriye’de yaşanacak tek değişim Ortadoğu’da batıya karşı direnişe destek veren bir tağutun yerine, batının yeni kuklası başka bir tağutun gelmesi olacaktır.
Türkiye’de bu oyunları gören ve uyaran bazı fikir adamlarının “hesaplarımızı ABD ve AB’li ‘thing-tang’lerin raporlarından okudukları istikametinde yapmamızı istiyorlar” şeklinde, eleştirilmelerine ise Peres’in 17 Temmuz 2012’de yaptığı açıklama cevap niteliği taşıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un İsrail ziyaretinde konuşan İşgalci lider Peres, şu ifadeleri kullanıyor: “İran'ın kendi kültür ve geleneklerine dönerek bütün özgür uluslararasında kimseyi tehdit etmeyen ve tehdit edilmeyen özgür bir ulus halini almasının uzun sürmemesini umuyorum” (2)
Ortadoğu’da batının somut politikalarını göremeyecek kadar ferasetsiz olmak bence imkânsız. Diğer ihtimalleri ise şimdilik dile getirmeyelim.
1- http://www.islamigundem.com/abd-dusunce-kurulusundan-iran-raporu-zel-haber-haber-44235.html
2- http://www.islamigundem.com/clinton-peres-ile-gorustu-haber-44345.html
Cihad Kayaduman